Covid-19’da iki yıl ara verilen Rio Karnavalı coşkulu başladı

Covid-19 salgını nedeniyle iki yıl ara verilen Rio Karnavalı, cuma günü renkli kostümler içinde coşkuyla tekrar başladı.

Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde her yıl düzenlenen Rio Karnavalı, iki yıl aranın ardından tekrar sevenleriyle buluştu.

Brezilya samba okullarının dansçıları ve müzisyenleri, başkent Rio de Janeiro’da Sambadrome geçit alanında açılış töreni düzenledi. 

Törene katılan seyirciler coşkulu tezahüratlar yaparken dansçılar da hünerlerini sergiledi.

Çarşamba günü yapılan hazırlıklar sırasında meydana gelen bir kazada 11 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi üzüntüye yol açtı.

Ancak kent yetkilileri ve dansçılar iki yıl sonra festivalin tekrar düzenlenmesinden mutlu olduklarını söyledi.

Dünyanın birçok ülkesinden milyonlarca izleyicinin takip ettiği Rio Karnavalı’nın 30 Nisan’a kadar süreceği kaydedildi.

Kuralları ve gelenekleri olan politik bir aktivite

Rio karnavalı her ne kadar çılgın ve kuralsız gibi görünse de gelenek ve kurallarla sıkı şekilde bağlı kültürel bir aktivite.

Samba okullarına müzik ve dans ile bir hikaye anlatmaları için 1 saat kadar vakit veriliyor ve ortaya konan gösteri jüri tarafından dokuz kritere göre değerlendiriliyor.

Örneğin karnavalın gözdesi olan Viradouro okulu tema olarak Rio’nun efsanevi 1919 karnavalını seçti. Bunun nedeni o dönem yaşanan ve İspanyol gribi olarak bilinen pandeminin yarattığı yıkımdan sonra kutlanan ilk karnaval olması.

Diğer okullar sosyal mesajlarla bezeli farklı temaları seçtiler.

Brezilya ekim ayında ülkede kutuplaşmaya sebep olan seçimlerle karşı karşıya, büyük olasılıkla aşırı sağcı Başkan Jair Bolsonaro ile solcu eski lider Luiz Inacio Lula da Silva’yı karşı karşıya getirecek olan bu seçimler öncesi verilecek mesajlar daha da fazla önem kazandı.

‘Atlarla iyileşen’ Natalie Lankester Asya Oyunları’nda BAE’yi temsil edecek

Natalie Lankester, Birleşik Arap Emirlikleri’ni Eylül 2022’deki Asya Oyunları’nda temsil edecek profesyonel bir at terbiyesi sporcusu.

Aslen İngiliz olan Natalie, küçük yaşlardan itibaren atlara olan ilgisini kendisi gibi at terbiyecisi olan büyükannesine borçlu.

Natalie atlarla arasındaki ilişkiyi, “Atlarla bir kez bağlantı kurduğunuzda, bu bağlantı hep sizinle kalıyor.” şeklinde açıklıyor. 

Natalie’nin küçüklük tutkusu at terbiyesi, okul hayatı başlayınca bir hobiye dönüşmüştü; ta ki 2010 yılında Dubai’ye taşınıncaya kadar.

Euronews’e konuşan sporcu, “Atlar her zaman beni kendine geri çekti, mesela televizyonda bir at gördüğümde kayıtsız kalamıyordum” ifadelerini kullanıyor.

2014’te Dubai’de ilk atını alan Natalie, Allie isimli bu atın kendisini spora yeniden teşvik ettiğini söylüyor.

‘Raşid’in hastalığı atlarla iletişimin önemini fark etmemi sağladı’

Dubai’de tanıştığı eşi Raşid, 2010 Asya Oyunları’nda Birleşik Arap Emirlikleri adına, gösteri atlayışı dalında gümüş madalya kazanmış bir sporcu. Nathalie Raşid ile olan ilişkisine dair “Aynı tutkuyu paylaşmamıza rağmen farklı disiplinlerdeyiz. Böylelikle doğrudan rekabet halinde olmadan ortamın ve maceranın tadını birlikte çıkarabiliyoruz.” şeklinde konuşuyor.

Kariyerinin ilk dönemlerinde Allie ve Viva isimli atlarının yardımıyla ilerleyen sporcu, “Atlarımı geliştiriyordum, kendimi geliştiriyordum ve sonra kocama lösemi tanısı kondu” diyerek girdiği zorlu süreci anlatıyor.

Natalie belirsizlik ve endişe zamanlarında huzuru atlarında bulduğunu söylüyor: “Onu kaybedip kaybetmeyeceğimi bilmiyordum. Ne kadar zamanımız var bilmiyordum. Hiçbir şey bilmiyordum. Sakinleşmem gerektiğini, bütün bunlara rağmen huzurlu olmam gerektiğini düşünüyordum. Çünkü eğer ben iyi değilsem ona da iyi gelemezdim. İşte bu noktada, atlarla olan ilişkimin ne kadar önemli olduğunu anlamaya başladım. Benimle bir şekilde iletişim kurabiliyorlar ve ayaklarımın yere basmasını sağlıyorlar.”

Raşid’in tedaviye olumlu yanıt vermesi, Natalie’nin Echo ve Furst Dance DXB atlarıyla yeniden yarışlara girmesine kapı açtı ve 2022 Asya Oyunları’nda Birleşik Arap Emirlikleri’ni temsilen yerini almasına imkan verdi.

Natalie, Dubai’ye olan bağlılığını şöyle anlatıyor: “Dubai’ye evim dediğim için çok gururluyum. Burada atçılığın gelişiminin bir parçası olduğum için gurur duyuyorum ve umarım ben de herkesin gurur duyacağı bir şey yapabilirim.”

Aralık’ta vizyona girecek Avatar 2 ‘mavilik ve pozitif enerji yaymaya’ devam edecek

Pandora’nın uzun, mavi yaratıkları 13 yıl sonra yeniden beyaz perdede izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Ama bu kez net bir hikaye konusu olmadan izleyicileri destansı bir hayal dünyasında maceraya çıkarmayı planlıyor.

2009 yılında vizyona giren James Cameron’ın Avatar filmi insanoğlunun hırslarıyla çevreyi yokedişine odaklanarak fantastik bilim kurgu sinemasında çığır açmış ve gişe rekorları kırmıştı.

Yönetmenin “The Way of Water” (Suyun Yolu) isimli yeni filminin 15 Aralık’ta vizyona girmesi bekleniyor.

Filmin ilk tanıtım filminde Pandora’daki Jake Sully ve Na’vi Neytiri’nin kurduğu Sully ailesi öne çıkıyor. 

Net bir hikayesi olmayan filmde mavilik ve pozitif enerji izleyenleri Avatarların gelecekteki fantastik dünyasına sürüklemeyi vaadediyor.

İkinci filmde de Jake Sully’i Sam Worthington, Neytiri’yi de Zoe Saldana canlandırıyor.

Tanıtım filmindeki bazı çatışma sahneleri Sully’lerin mücadeleye devam ettiğinin işareti. 

Yaşanan karmaşa içinde Jake Sully’nin “Bir tek şeyi biliyorum. Nereye gidersek gidelim bu aile bizim kalemiz” ifadeleriyle güçlü aile bağlarını vurgulaması filmin konusuyla ilgili ipuçları veriyor.

Dr Grace Augustine rolüyle Sigourney Weaver, Albay Miles Quaritch, rolüyle de Stephen Lang Avatar 2’de yer alan isimlerden. 

Filmde yönetmen James Cameron’ın Titanik filminde de yer alan Vin Diesel ve kate Winslet de yeni oyuncular olarak ekibe katılıyor.

İnternet dünyası neden Amber Heard’e karşı?

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Fairfax kentinde devam eden Johnny Depp ile Amber Heard davası etrafında yaşanan tartışmalar sürüyor. Duruşmaları izlemek için sınırlı sayıda insanın mahkeme salonuna girmesine izin verilirken mahkeme dışında internet ve sosyal medyada milyonlarca kişi davaya bir şekilde ‘müdahil’ olmuş durumda.

Johnny Depp’in eski eşi Amber Heard’a açtığı karalama davasıyla ilgili Youtube ve TikTok gibi mecralarda oluşturulan hava, duruşma salonundakinden farklı.

Sosyal medya platformlarında Amber Heard karşıtı videolar milyonlarca kişi tarafından izleniyor ve paylaşılıyor. Kullanıcılar çoğunlukla Johnny Depp’i ‘mağdur’ olarak gösteriyor ve bir toksik ilişkinin kurbanı olduğunu düşünüyor.

Johnn Depp ile Amber Heard davası, etkileri açısında sıradan bir davanın çok ötesinde. Birçok kadın yazar ve aktiviste göre bu dava ile birlikte, kadınların küresel çapta erkek egemen kültüre baş kaldırdığı #metoo hareketi büyük darbe aldı.

Davayı yakından izleyen aktivistler ve yazarlar, Amber Heard’ü masum görmese de, olayın kamuoyuna yansıtılma şeklini bir tehlike olarak görüyor.

Haftalardır devam eden dava canlı olarak yayımlanıyor. Duruşmaya ilişkin sosyal medyada yayımlanan kısa videolarda Amber Heard bir ‘manipülatör’, ‘yalancı’, ‘bipolar’ ve ‘para koparmak isteyen’ biri olarak lanse ediliyor.

Johnny Depp, mahkeme salonuna her gelişince dışarıda yüzlerce kişi tarafından alkışlar ve destek mesajlarıyla karşılanıyor.

Amerikalı gazeteci ve yazar Michelle Goldberg’e göre, bu ilişkide Amber Heard’ün bazı kusurlarının bulunması, #metoo hareketine karşı fırsat kollayan kesimler için bir fırsata dönüştü.

İnternetin Amber Heard’a karşı bir nefrete dönüştüğünü söyleyen Goldberg, buna sadece erkeklerin değil kadın kullanıcıların da destek verdiğini belirtiyor.

Örneğin Instagram’da yüzbinlerce takipçisi olan İngiliz model Victoria Hervey, dava esnasında Amber Heard’ün Johnny Depp’e fiziksel şiddet uyguladığını ortaya koyan ses kaydıyla ilgili Heard’ü suçlayarak, metoo hareketine asıl zarar veren kişinin Heard olduğunu ileri sürdü.

Johnny Depp’e destek veren çok sayıda kullanıcı, kendilerinin metoo hareketinin kadın hakları konusunda elde ettiği kazanımları yok etme amacında olmadıklarını, ve Amber Heard’ün iddialarını sorgulamanın kendilerini kadın düşmanı yapmadığını söylüyor.

Depp ile Heard davasına olan tepkiyi “metoo hareketinin geri tepmesi” olarak yorumlayan yazar Martha Gill, The Guardian’daki yazısında, “Heard’in yalancı olup olmadığına mahkeme karar verecek. Ancak Heard’ın bir manipülatör, bir fantazist ve bir tacizci olduğu iddiaları, tüm sosyal medyada ve bazı geleneksel haber portallarında şişirildi.” Martha Gill ayrıca “#MeToo’ya zarar veren onlar değil, ‘kusurlu bir kurban’ olması nedeniyle Heard’dür.” diyor.

Yazar Kaitlyn Tiffany ise, The Atlantic’de konuyla ilgili bir analizinde, Johnny Depp’e sosyal mecralarda destek veren sanal hayran kitlesinin toplu hareket ettiğini, amaçlarının karşı tarafı çirkin, suçlu ve haksız olarak göstermek olduğunu söylüyor. Kaitlyn Tiffany, hayali teorilere inanan bu sanal kitleler için “Bunlar, halihazırda birçok gözlemlenebilir özelliği olan hayran toplulukları arasında yeni bir paranoyak tarzın unsurları” diyor.

Efsanevi Viyana Filarmoni Orkestrası’nın eşsiz müziğinin sırrı ne?

Viyana Filarmoni Orkestrası, eşsiz müziğiyle bilinen efsanevi bir orkestra. Ancak onu bu kadar özel yapan ne? Viyana müziğinin ardındaki sır nedir?

Orkestra, yeni yıl konserinde çalınan büyük valsleriyle ünlü. 

Orkestra Şefi Daniel Froschauer’e göre özel olan ritim ve sanatçıların onu algılama biçimi. Froschauer, “Daha erken gelen ikinci notanın ve daha biraz geç gelen üçüncü notanın beklentisi. Ve bu orkestramız için hazırlanmış güzel bir melodiyle birleşiyor.” şeklinde konuşuyor.

Orkestranın ilk kemancılarından Benjamin Morrison ise müziğin sürekli hareket halinde daireler çizerek vals yapıyormuş hissi yarattığını söylüyor. 

Viyana’nın karakteristik sesi, ikonik valslerin ötesine geçer. Tutku ve ustalıkla şekillenir.

Benjamin Morrison entrümanını düzenli olarak keman ustasına götürüyor. Yeni Zelandalı sanatçıya göre, enstrümanının sesini korumak için bakım ve hassasiyet hayatî önem taşıyor.

Keman ustası Matthias Wolff, orkestraya ilişkin gözlemlerini şöyle aktarıyor: “Bunu ses ayarları yaparken tekrar tekrar fark ediyorum. Özellikle Viyana Filarmoni’den müzisyenler bana geldiğinde, dikkatin sesin kalitesine, sesin daha zengin olmasına ve sıcak bir tınıya verildiğini görüyorum.”

Viyana Filarmoni enstrümanlarının sırrı

Avusturyalı klarnetçi Daniel Ottensamer ve Fransız fagot sanatçısı Sophie Dervaux için sesi müzisyenin çalış şekliyle belirlemek çok önemli.

Attensamer, ” Bana her zaman çarpıcı gelen şey, sesteki incelik. Bazı parçalarda çok doğrudan çalmamaya çalışıyorsunuz. Notalar yavaş yavaş yükselir ve her zaman net bir başlangıç yoktur. Viyana klarneti biraz daha fazla ahşaptan yapılıyor. Biraz daha kalın, daha hacimli ve bu yüzden daha derin bir ses çıkarıyor. Bu da bize Viyana sesini getiriyor. Bu ses orkestradaki diğer enstrümanlarla özellikle iyi bir uyum yakalıyor.” şeklinde konuşuyor.

Orkestranın enstrümanların bazıları, dünyanın başka yerlerinde çalınanlardan oldukça farklı. Ortaya çıkardıkları ses öyle ayırt edici ki akademik araştırma konusu haline geldi.

Viyana’da Müzik ve Performans Sanatları Üniversitesi’nden Gregor Widholm ve ekibi, bu eşsiz enstrümanlardan birinin, Viyana timpanisinin ardındaki sırrı açığa çıkardı. 

Widholm bu enstrümanın özelliğini şöyle anlatıyor: “Viyana’da ve yalnızca Viyana keçi postuyla yapılıyor. Bu keçi postlarının ayrı özellikleri var. Omurga etrafında deri özellikle daha incedir ve bununla oluşan bazı titreşim modları çok daha güçlü olur. 

Titreşim modları arasında daha düzensiz frekans aralıklarına sahip, plastik kaplamalı uluslararası orkestra davullarına kıyasla vuruştan sonra ritimlerin nasıl eşit bir şekilde azaldığını, buradaki 3 boyutlu grafiklerde çok daha iyi görebilirsiniz. Bu, Viyana timpaninin ses yapısının daha müzikal bir tona sahip olduğu, uluslararası timpaninin ise daha vurmalı olduğu anlamına gelir.”

Richard Wagner’in, Verdi’nin mirası

Orkestranın 19. yüzyıldan bu yana mükemmellik arayışı, Viyana Musikverein’da şekilleniyor. Froschauer, Musikverein’ın onların evi olduğunu ve yaratılan sesin de onların sesi olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Eğer 1875’te orkestramızda olsaydınız, Verdi ile birlikte çalıyor olurdunuz. Sonra Musikverein’a gidip Richard Wagner ile çalardınız. Ve bütün bunlar sesimizi etkiledi. Ve bu ses hep baki kaldı. Bunu hakkında hiç konuşmadan nesilden nesile aktarıyoruz.”

Efsanevi maestro ve piyanist Daniel Barenboim’in ise orkestra ile ilişkisi çok daha öncesine dayanıyor. Ünlü orkestra şefi o zamanları şöyle anlatıyor: “İlk kez 60’larda Salzburg’da orkestra ile birlikte çaldım. Piyanonun önünde otururken etrafım topluluk halinde çalan 60’ların, 70’lerin müzisyenleriyle çevriliydi. Bu birlikte olmak, birlikte yaratmakla ilgili bir şeydi. Ve gerçekten rüya gibiydi.”

Barenboim, Viyana ve tüm Avusturya’nın Viyana Filarmoni Orkestrası ile gurur duyduğunu söylüyor ve “Orkestra eşsiz. Çalmaya başladıklarında bir oluyorlar ve bu her şeyi şekillendiriyor. Ve en önemli kelime ‘birlikte’. Ruhen birlikteler.” diyor.

Avrupa’da bu yaz hangi müzik festivalleri için bilet bulma şansınız var?

Avrupa’da koronavirüs kısıtlamalarının kaldırılmasıyla müzik festivalleri yeniden düzenlenmeye başladı. Son günlerde vakaların arttığı uyarıları yapılsa da müzikseverler etkinliklere yoğun ilgi gösteriyor. Bazı festivaller için biletler tükenirken, hala katılma şansınız olan dev organizasyonları derledik. 

Bu yaz Dua Lipa, Pearl Jam, Burna Boy, Chris Brown, Gorillaz, Tame Impala, Nick Cave gibi geniş yelpazede sanatçı Avrupa’daki dev organizasyonlarda sahne alacak. 

Open’er Festival

Ne zaman: 29 Haziran-2 Temmuz

Nerede: Gdynia, Polanya

Web sitesi: opener.pl

Polonya’nın en büyük müzik festivallerinden biri olan Open’er Festivali, bu yıl Dua Lipa, Imagine Dragons, The Killers ve daha pek çok sanatçıyı ağırlayacak. Biletler, festivalin web sitesinden alınabilir. 

Afro Nation

Ne zaman: 1-3 Temmuz

Nerede: Portimao, Portekiz

Web sitesi: afronation.com

Dünyanın en büyük Afrobeats festivali olarak ilan edilen Afro Nation, her yaz Portekiz’deki Portimao’nun  güneyindeki Praia da Rocha sahilinde düzenleniyor. Bu yıl Burna Boy, Chris Brown ve Megan Thee Stallion gibi küresel yıldızlar sahne alacak. Genel giriş ve VIP biletlerine web sitesi aracılığıyla ulaşılabilir. 

Rolling Loud

Ne zaman: 6-8 Temmuz

Nerede: Portimao, Portekiz

Web sitesi: festicket.com

Algarve’nin tadını çıkarmak için Afro Nation’a gelip ardından “dünyanın en büyük hip-hop festivali” Rolling Loud için Praia da Rocha plajına gidebilirsiniz. Bu, Avrupa’da gerçekleşecek ilk Rolling Loud olacak. Partiye katılmak istiyorsanız biletler hala mevcut.

Mad Cool Festivali

Ne zaman: 6-10 Temmuz

Nerede: Madrid, İspanya

Web sitesi: madcoolfestival.es

Arlo Parks ve Aleesha gibi yıldızların katıldığı festivalin bazı günleri için biletler şimdiden tükendiği için acele etmenizde fayda var. Etkinliğin son günleri için yer bulma şansınız var. 

Bilbao BBK Live

Ne zaman: 7-9 Temmuz

Nerede: Bilbao, İspanya

Web sitesi: https://www.bilbaobbklive.com/en/tickets-festival/

İspanya’nın en heyecan verici müzik festivallerinden biri için hala yaklaşık 2 bin bilet var. LCD Soundsystem, Stromae ve Pet Shop Boys gibi dev yıldızların bulunduğu etkinlik İspanyol güneşinde kaçırılmaması gereken bir kamp etkinliği.

Tomorrowland Belçika

Ne zaman: 15-17 Temmuz, 22-24 Temmuz, 29-31 Temmuz

Nerede: Boom, Belçika

Web sitesi: tomorrowland.com

Dünyanın en büyük elektronik dans müziği (EDM) festivallerinden biri olan Tomorrowland Belçika’da biletler tükendi ancak etkinliğin internet sitesinde bekleme listesine kaydınızı yaptırabilirsiniz. 

Ayrıca Tomorrowland web sitesi üzerinden çeşitli konaklama ve seyahat paketleri alabilirsiniz.

Lollapalooza Paris

Ne zaman: 16-17 Temmuz

Nerede: Paris, Fransa

Web sitesi: lollaparis.com

Paris’teki bu iki günlük festivalde Pearl Jam, Imagine Dragons, Megan Thee Stallion ve daha pek çok dünya yıldızı Hipodrom Paris Longchamp’ta sahne alıyor. Bir veya iki günlük biletlerin yanı sıra VIP paketleri de sizi bekliyor. 

All Points East

Ne zaman: 19-20 Ağustos, 25-28 Ağustos

Nerede: Londra, İngiltere

Web sitesi: allpointseastfestival.com

Londra’daki Victoria Park’ta iki hafta sonu boyunca düzenlenen All Points East’te Gorillaz, Tame Impala, Nick Cave & The Bad Seeds gibi isimler sahne alacak. Biletler All Points East web sitesi üzerinden hala satışta.

İsmet Atlı Karakucak Güreşleri 24 Eylül’de

Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Faydalı Mahallesi’nde düzenlenen 6. Geleneksel İsmet Atlı Güreşleri 24 Eylül 2022 Cumartesi günü gerçekleştirilecek.

Güreş organizasyonunun tanıtım toplantısı Adana Büyükşehir Belediyesi Encümen Salonu’nda yapıldı. Toplantıya, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar, Spor Dairesi Başkanı İrfan Irmak, Türk Güreş Vakfı Adana Şube Başkanı Mustafa Dönmez, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir, Türkiye Spor Yazarları Derneği Başkanı Kerim Hoşfikirer, Anadolu Gazeteciler ve Spor Yazarları Derneği Adana Şube Başkanı Mustafa Boz ve güreşe gönül verenler katıldı.

Çeşitli nedenlerle ara verilen Geleneksel İsmet Atlı Karakucak Güreşleri’ni geçtiğimiz sene yeniden başlatarak devam ettirdiklerini belirten Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, “Ata sporu güreş ile ilgili elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. İlçelerde yapılan bu tür organizasyonlarda Büyükşehir’in her zaman içinde olması avantaj olacaktır. Diğer ilçelerde yapılan organizasyonlara birlikte yapalım çağrısı yaptık ama olumlu yanıt gelmedi. Bu tür organizasyonlar Büyükşehir ile birlikte yapıldığı zaman önemli şekilde ulusal basında yer alıyor. Başpehlivana ve dereceye girenlere çeşitli ödüllerin verileceği güreşlerde minik sporcular kategorisinde kaybedenlere bile ödüllerimiz olacak” dedi.

Başkan Karalar, güreşlerde 270 bin 500 TL ödül dağıtılacağını kaydetti.
Türk Güreş Vakfı Adana Şube Başkanı Mustafa Dönmez ise Zeydan Karalar’a güreş sporuna yaptığı katkılardan dolayı teşekkür etti. Dönmez, “Bölgemizdeki en büyük ve önemli karakucak güreşlerinden birini düzenliyoruz. Bu yıl 6’ncısı düzenlenen İsmet Atlı Karakucak Güreşleri’nde geçen yıl 500 kişinin üzerinde sporcu katılmıştı. Bu sene daha fazla sporcu bekliyoruz. Turnuvada her şeyin eksiksiz yapılması için Belediyemiz ve tertip komitemizle elimizden geleni yapacağız” dedi.

Toplantı sonunda Türk Güreş Vakfı Adana Şube Başkanı Mustafa Dönmez katkılarından ve yaptığı desteklerden dolayı Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar’a teşekkür plaketi verdi.

Avcı böcekler turunçgili koruyacak

Türkiye narenciye üretiminde önemli bir yere sahip olan ve üretimin yüzde 29’unu tek başına karşılayan Adana’da narenciye dikili alanlarda zararlı olan ve her yıl milyonlarca liralık ihracat ürünnün geri dönmesine sebep olan zararlılara karşı biyolojik mücadele amacıyla avcı böcekler görev yapacak.

Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Biyolojik Mücadele Enstitüsü işbirliğinde düzenlenen Tarla Okulu etkinliğinde turunçgil alanlarında her yıl önemli zararlara yol açan turunçgil unlu biti ile turunçgil kabuklu bitine karşı narenciye dikili alanlara avcı böcekler bırakıldı.

Seyhan İlçesi Gölbaşı Mahallesindeki bir çiftlikte düzenlenen Tarla Okulu’nun açılışında konuşan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammet Ali Tekin, ihracatta en büyük problem olan kalıntıyı çözmek için çalışma başlattıklarını belirterek, “Amacımız tabi ki insan sağlığını korumak. Yapılan tüm çalışmalarda temel felsefemiz bu. Hem insanların gıda ihtiyacını karşılamak hem de sağlığını korumak. Bölgemiz yoğun tarım yapılan bir bölge. Bütün zararlıların ve ilaç kullanımının en üst seviyede olduğu bir il. Dikilen ürünleri başlamak için gübre, korumak için ilaç kullanıyoruz. Bunların içinde olumsuzluklar da karşımıza çıkıyor. Akdeniz meyve sineğinde mücadele ile önemli mesafeler aldık.” dedi.
Tekin, 50 bin kabuklu bit için 25 bin adet ise unlu bit için avcı böcek salımı yapacaklarını kaydederek, “Bu tarz projelerde ilimizde ve ülkemizde ilaç kullanımını azaltmayı, insan sağlığına verdiğimiz önemi göstermek istiyoruz. Bu tür uygulamaları yapmak isteyenleri de destekliyoruz.” şeklinde konuştu.

“Türkiye’de şu anda 657 adet zararlı organizma var”
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Dr. Ersin Dilber de bakanlık olarak 2010 yılından bu yana biyolojik ve biyoteknik mücadeleye destek verdiklerini belirterek, “Sadece Adana’da değil Antalya’daki enstitüde de böcek üretimi yapıyoruz. Tabii biz böceklere niye ihtiyaç duyarız?

Türkiye’de şu anda 657 adet zararlı organizma var. Bunlar tarımda üretime zarar veren organizmalar. Biz bunlarla mücadele ederken bu canlıların bazıları doğasını yaşıyor. Bize hiç zarar vermiyor ama bazıları çok ciddi manada bizi zarara sokuyor. Biz de bunlarla başa çıkmak için her zaman insanlarımızın aklına kimyasal mücadeleye geliyor, kimyasal mücadeleye başvurulduğunda da farklı sorunlar, insan sağlığı, çevre sağlığı ve kalıntı problemleriyle karşı karşıya kalıyoruz. İşte biyolojik mücadele doğanın dengesidir. Doğada var olan bir böceğin ya da bir zararlı olduğu zaman diğer canlı tarafından mücadelesi diye kısaca özetleyebiliriz” dedi.

Bu tür projelerin çevreci projeler olduğunu vurgulayan Dilber, “Bugün bu bahçeye sağlayacağız belki ama yarın onlar çoğalarak çevredeki bahçelere katkı sunacağını umuyoruz. Bu faaliyetlerimiz bakanlık olarak özelinde genel müdürlük olarak destekliyoruz ve genel müdürlüğümüz son 10 yıldır bu mücadeleyi destekliyor. Siz bir böcek alıp bunu desteklemeye uygun şekilde tarım il müdürlüğüne götürüp kaydettiğinizde destekleme ödemesi alıyorsunuz. Son 10 yılda yaklaşık 140 milyon lira tek bu mücadeleye destekleme ödemesi yaptık. Bu desteklemelere üreticilerin rağbet etmesini istiyoruz” diye konuştu.

“Meyveyi ne kadar yıkayacağız endişesi yaşıyoruz”
Programa katılan Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. İbrahim Halil Sözmen ise tarımsal ilaç kullanımında büyük problemler yaşandığını kaydederek, “Bunu hepimiz kabul edelim. Pazara gittiğimizde bir meyve alırken düşünüyoruz değil mi? Ben çok soruyorum arkadaşlar. Bunları eve getireceğiz, ne kadar sirkeli suda tutacağız, ne kadar yıkayacağız endişesi yaşıyoruz.

Neden? Tabii ki bu zirai ilaçların çok konulması ve bilinçsiz kullanılmasından kaynaklanıyor. Onun için bu biyolojik mücadelede her zaman, şimdi de olduğu gibi büyük bir heyecan duyuyorum. Bizim TAGEM olarak 49 tane enstitümüz var. Hatta son enstitümüz yeni kurduk. Enstitülerimiz Türkiye’nin en büyük ar-ge kuruluşudur. O zaman biz şunu yapmalıyız. Şu anda konumuz olduğu için söylüyorum, bu tür çalışmalara daha çok önem vermeliyiz. Daha çok çoğaltmalıyız. Bu ilaç kalıntılarından bizler ve topraklarımız daha az zarar görmeli” dedi.

Turunçgil alanlarına avcı iki farklı faydalı böceğin salınımı amacıyla düzenlenen Tarla Okulu etkinliğinde daha sonra Adana Vali Yardımcısı Adem Arslan, Milletvekili Abdullah Doğru, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. İbrahim Halil Sözmen, Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Dr. Ersin Dilber, Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammet Ali Tekin, Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürü Miraç Yayla tarafından temsili böcek salımı yapıldı.

571 bin dekar narenciye arazisi bulunan Adana, ürettiği 1 milyon 260 bin ton ürün ile Türkiye narenciye üretiminin yüzde 29’unu karşılıyor. Narenciye üretim alanlarında en önemli zararlı Akdeniz Meyve Sineği’nden sonra turunçgil unlu biti ve turunçgil kabuklu biti geliyor. Her iki zararlı ihracata konu olan ürünlere verdiği zarar ile ihracatı yapılan tonlarca ürünün geri dönmesine sebep oluyor.

Adanalı Doğaç Gözüdeli’nin filmi İngiltere’de izleyici ile buluşuyor

Senaristliğini ve yönetmenliğini Doğaç Gözüdeli’nin yaptığı “Çok Başka Bir Şey” isimli kısa film, İngiltere’de aylık seçki ve yarışmalar düzenleyen Lift-Off Global Network’un ilk filmini yönetmiş sanatçılar için düzenlediği First Time Filmmaker Session’da izleyiciyle buluşuyor.

poster.png

ÇOK BAŞKA BİR ŞEY – ÖZET

Serkan, iş hayatında sorun çıkarmayan, sessiz sakin, biraz da sıkıcı bir çalışandır. Fakat diğer insanların tam da anlayamadığı bir özel durumu vardır. Ofisteki odasında, apartmanının asansöründe, evinin salonunda alışılmadık insanlarla muhatap olmak durumundadır. Evinde birbiriyle çok alakasız hayatlar yaşayan birçok insanla aynı anda yaşamaya mecburen alışmıştır. Birbirleri arasında bağlantı kurmakta zorlanacağımız bu tuhaf insanların kim olduğu, neden hep orada oldukları film süresince açığa çıkacak bir gizemdir. 

Monoton bir iş hayatı süren Serkan’ın sosyal hayatında birbirinden tuhaf insanlar onu rahatsız etmektedir. Birbirleri arasında bağlantı kurmakta zorlanacağımız bu insanların kim olduğu, neden hep orada oldukları film süresince açığa çıkacak bir gizemdir. 

dogac-gozudeli-kimdir.gif

YÖNETMEN GÖRÜŞÜ

Yeteneğimiz veya tutkumuz lütuf olduğu gibi aynı anda cezamız olabilirler. Filmde Serkan’ın yazma tutkusunun başına açtığı dertler budur. Bu tutku, bazen bir silah gibi karakterimizin başına dayanır, bazen daracık bir yerde nefesini suratına kadar dayayıp konuşa konuşa beynini yer. Uyumak, kaçmak, başka bir şeyle oyalanmak mümkün değildir. Bununla birlikte her nerede koyduysa onu cebine -doğuştan mı geldi veya çocukken mi çevresinden aldı- o dakikadan sonra çıkarıp atması da imkansızdır. Bir telefonda söylenen bir cümle güzel bir esin kaynağı olup onun aklını çeler veya en boş verdiğini sandığı anda birden çalışmasının meyvesini aldığını görüp yeniden motive olur. Ama hep bir engel çıkar; dış faktörler böler, yeteneği sınırlıdır, motivasyonu kolay kırılıyordur vesaire. Bu döngüyü kırabilirse belki değişir ama biz bu döngüyü anlatıyoruz. İki kutup arasında savrulup duran birinin bir gecesi. Ne başarabilen ne de pes edebilen birinin, mutlu ve üzgün, gergin ve keyifli, umutlu ve umutsuz bir gecesi. Uykusuz bir gece.

Doğaç Gözüdeli

escort bayan bayan escort adana escort bayan bursa escort antalya escort adana escort escort bayan mersin mersin escort mersin escort mersin bayan escort türkçe altyazılı porno doeda anadolu yakası escort ataşehir escort avcılar escort bakırköy escort şirinevler escort taksim escort gaziantep escort olgun porno beylikdüzü escort escort mersin istanbul escort çesme escort sultanbeyli escort marmaris escort türbanlı porno bursa escort escort adana anal porno pendik escort izmir escort maltepe escort kadıköy escort üsküdar escort çekmeköy escort taksim escort kuşadası escort bodrum escort mecidiyeköy escort ankara escort milf porno porno izle esenyurt escort kartal escort tuzla escort şişli escort